-

Belirsizlik Tahammülsüzlüğü: Hayatın Akışına Güvenip İpleri Gevşetmek
•
Belirsizlik tahammülsüzlüğü, hayatın doğal ritminde var olan bilinmezliklere karşı zihnimizin gösterdiği aşırı direnç ve her detay denetim altında tutma arzusudur. Bir kararın sonucunu hemen bilme isteği, gelecekteki olası krizleri önden tahmin edip A, B ve C planları hazırlama çabası veya ilişkilerde karşı tarafın bir sonraki adımını kestirmeye çalışmak… Dışarıdan bakıldığında…
-

Yanlış Seçim Yapma Korkusu: Karar Felci (Decision Paralysis) Tuzağından Çıkmak
•
Karar felci, günümüz dünyasında önümüzde beliren sonsuz seçenekler ve “ya yanlış yolu seçersem?” korkusu yüzünden kendi hayatımızın izleyicisi haline gelmemize neden olan en yorucu zihinsel illüzyondur. Bir kariyer hamlesi yapacakken, yeni bir ilişkiye adım atacakken, hatta sadece hafta sonunu nasıl değerlendireceğimizi düşünürken bile kendimizi devasa bir sıkışmışlığın içinde bulabiliriz. Zihin,…
-

İlişkilerde Aşırı Düşünme Tuzağından Çıkmak Mümkün Mü?
•
İlişkilerde aşırı düşünme (overthinking) dediğimiz zihinsel gürültü, bizi karşımızdaki insanın gerçekliğiyle değil, zihnimizin korkuyla kurguladığı o karanlık illüzyonla ilişki kurmaya zorlar. Çoğu zaman ilişkiyi bitiren şey yaşanan olaylar değil, o olayların üzerine zihnimizde inşa ettiğimiz bu ağır senaryolardır. Sevdiğiniz bir insanın mesajının sonuna koymadığı bir ünlem işareti, telefonun çalmasında yaşanan…
-

Hayatın Kararsız Anlarında Kadim Bir Dost: I Ching Bilgeliği ile Şimdiyi Anlamak
•
Hayat, durmaksızın akan ve her an kabuk değiştiren muazzam bir nehir. Çoğu zaman bu nehrin içinde sakince akıp gitmek yerine; rüzgâr tersten estiğinde, önümüze ani bir yol ayrımı çıktığında ya da ilişkilerimizde, işimizde ne yapacağımızı bilemediğimiz o gri alanlarda sıkışıp kalıyoruz. Zihnimiz hemen o tanıdık ve yorucu telaşıyla devreye giriyor:…
-

Her An Mükemmel Olmak Zorunda Mıyız?:”Bi Salın Ya!” Demenin Şifası
•
Sosyal medya hesaplarımızı her açtığımızda, karşımıza hep aynı felsefe dikiliyor: “Her gün saat 5’te kalk, buzlu sulara gir, o kitabı bitir, yeni bir dil öğren, kariyerinde sıçrama yap ve her an en iyi versiyonuna ulaş!” Sabah kahvemizi yudumlarken bile içimize bir suçluluk tohumu ekiyorlar. Sanki olduğumuz halimizle eksikmişiz, kusurluymuşuz ve…
-

Vermek Çok Kolay da Almak Neden Bu Kadar Zor?
•
Hayatın içinde çoğumuz çok iyi birer “verici” olmak üzere eğitildik. Sevgimizi sonuna kadar akıtırız, zamanımızı başkaları için harcamaktan çekinmeyiz, birinin bir derdi olduğunda ilk koşan biz oluruz. Vermek bize kendimizi güçlü, güvende ve faydalı hissettirir. Peki ya iş almaya geldiğinde? Birisi bize içten bir övgüde bulunup “Bugün ne kadar…
-

Sınır Çizmenin Hafifliği: Suçluluk Duymadan “Hayır” Demek
•
Hayatımız boyunca bize hep uyumlu olmayı, idare etmeyi, başkalarını kırmamayı ve ne pahasına olursa olsun “iyi insan” kalmayı öğrettiler. Çocukken uslu durduğumuzda takdir edildik, büyüdüğümüzde başkalarının işine koştuğumuzda “ne kadar düşünceli” dendi, ilişkilerimizde kendi isteklerimizi sineye çektiğimizde ise “ne kadar fedakâr” ilan edildik. Peki ya içimiz? Herkesi mutlu etmeye…
-

İçindeki Eve Dönüş: Gerçek Güvenliği Nerede Arıyoruz?
•
Bazen insan evindeyken bile evini özler mi? Koltuğunda otururken, etrafında her gün gördüğü eşyalar dururken, hatta en sevdikleri yanındayken bile içine düşen o tarif edilemez “buraya ait değilim” hissiyle kaç kişi tanışmıştır acaba? Yazın ilk günlerini yaşadığımız, dışarısının cıvıl cıvıl olduğu şu günlerde etrafıma bakıyorum; herkes bir yerlere kaçma, bir…
-

Hayatı Sindirmek: Hız Çağında Duyusal Farkındalık
•
Hayatı sindirmek, bu kelime öbeği beni üzerinde o kadar çok düşünmeye itti ki. Günümüz koşullarında yediğimiz yemeği bile sindirmekte zorlanırken hayatı sindirmek, onu sindirerek yaşama fikri sandığımdan daha çok canımı acıttı, itiraf ediyorum. Tüm işim telefonla yürürken bazen öyle bunalıyor ve sıkılıyorum ki. Telefondan kafamı kaldırıp kuşların sesini duymayı tercih…
-

Kıyaslama Tuzağı: Kendi Bahçeni Başkasının Penceresinden İzlemek
•
Nisan ayının o taze, yerinde duramayan enerjisi her yanımızı sardı. Doğa, büyük bir iştahla uyanırken; ağaçlar çiçek açma yarışına girmiş, kuşlar çoktan kendi şarkılarını bestelemeye başlamış gibi görünüyor. Baharın bu kolektif “yenilenme” coşkusu dışarıda ne kadar güzelse, içeride; yani bizim zihnimizde bazen bir o kadar yorucu olabiliyor. Çünkü bahar, sadece…
